ABD Yüksek Mahkemesi, Lider Donald Trump’ın doğumla gelen otomatik vatandaşlık hakkını sona erdirme teşebbüsüne kuşkuyla yaklaştı. Bu durum, yargıçların Trump’a yönelik yeni bir tenkit yöneltebileceği ve göçmenlik siyasetinin temel ögelerinden birini reddetme mümkünlüğünün yüksek olduğunu gösteriyor.
Çarşamba günü gerçekleştirilen ve Trump’ın da bir kısmına katıldığı duruşmada, farklı ideolojilerden yargıçlar, Trump’ın vazifeye başlamasından saatler sonra imzaladığı başkanlık kararnamesinin anayasa ve federal maddelerle uyumlu olup olmadığını sorguladı. Bu 14. Yasa Değişikliği, uzun müddettir ABD topraklarında doğan çabucak hemen herkes için vatandaşlık hakkı yanıyan bir unsur olarak anlaşılıyor.
Baş Yargıç John Roberts, Trump’ın Yüksek Mahkeme’deki baş avukatı Başsavcı Yardımcısı D. John Sauer’in, doğum turizmi ve gibisi meselelerin bu yerleşik anlayışı zayıflattığı ve “yeni bir dünya” ile karşı karşıya olunduğu istikametindeki argümanlarını reddetti.
Söz konusu dava, Amerikalı olmanın ne manaya geldiğine ait temel bir tartışmayı gündeme getiriyor. Trump’ın geçen yıl başkanlık vazifesine başladığı birinci gün yayımladığı kararname, doğum yoluyla vatandaşlığı en az bir ebeveyni ABD vatandaşı yahut yeşil kart sahibi olan bebeklerle sınırlamayı öngörüyor. Bu düzenlemenin, her yıl evraksız göçmenler ve süreksiz ziyaretçilerden doğan yaklaşık 250 bin çocuğu etkilemesi bekleniyor.
Demokratlar ise bu planın milyonlarca mevcut Amerikalının vatandaşlığını, oy kullanma ve pasaport alma haklarını riske atabileceğini savunuyor.
